Tijence

23/5/2007

SESSİZ ÇIĞLIK KÖŞESİ

 kuzenim Berrin ablamın yazısını sizlerle paylaşmak istedim. Yorumlarınızı bekliyoruz.

 

 

  

Birçok kişi gibi benimde adını ilk kez duyduğum bir Afrika ülkesi Malavi. Tv de bir kanal da belgeselini izledim. İzlediklerim karşısında dehşete düştüm ve halimize şükrettim.İçler acısı

bir yaşamları var doğrusu. İnsan şaşıyor. Ülkeleri çok güzel ve verimli

ama halkı bir o kadar perişan. Doğrusu insan ne diyeceğini

bilemiyor.ülkede yaşlı yok çünkü insanlar 37 yaşına gelince

ölüyorlarmış  Çok doğum var ama ölüyorlar hastalıktan, doktorsuzluktan.ve

150 civarında yanılmıyorsam doktor varmış. İnanılacak gibi değil

değilmi?

 

 İnsanlar doğru dürüst beslenemiyorlar. Mısır öğütüp suya karıştırıp bulamaç yapıp

yiyorlar.Oysa bizde dökülen yiyecekler ,otellerde aç gözlülük yapıp

tabaklara doldurduğumuz yiyecekler aklıma geliyor bir an. Bir otelin bir

ayda çöpe döktüğünü ordaki insanlar yaşamları boyunca yememişler bile.

Yemeği bırak yaşamalarında görmemişler.insanlar işe giderken dolmuşa

binemiyorlar neden? Çünkü paraları yok.10 km gidip birde dönüyorlar. 20 km yürüyorlar. Hepsi kurumuş dal gibi.hatta erik kurusu gibiler.Aylık 30 milyon gelire sahipler. Yani

düşünün neye 30milyon veriyorsanız onunla bir ay geçiriyor bu

insanlar. Günlük 1 milyona çalışıyorlar.Ülkede zengin ve verimli,büyük çay

bahçeleri var. 3 -4 tane ve bilin kimlere ait tabiki İngilizlere. Bu sürpriz

değil.  Aslında herkes tahmin edebilirdi. İliğini kemiğini

sömürmüşler adamların kendi ülkelerinde köle durumundalar. Ve kazançlar

yine İngiltere de yaşayan o adama gidiyor. Topraklarının efendisi

olamamışlar. Ne yazık. Daha muhteşem bir şey  bu insanlara yaptıkları

yetmemiş. Kendi giyip beğenemedikleri 2 .el giysileri yıkayıp ütüleyip

buraya, kiliseler ,papazlar aracılığı ile gönderip satıyorlarmış .Dikkat

edin yardım değil satış.Yahu adamların nesi varki sana versin hibe etsen

neyin eksilir? Ve onlara yardım ediyormuş gibi gösterip kendilerini,

misyonerlik çalışmalarıyla onları birde hristiyan yapmışlar. .% 70

hristiyan , %30 müslüman varmış ülkede.Ve bişey  daha beyazları

sevmiyorlar. Hatta bizimkileri de öyle zannedip çekim yaparlarken.rahatsız etmişler. Ama durum anlaşılınca birşey dememişler. En güzel yanı bizim ülkemizde okuyan

öğrencileri bizi seviyorlar.

 

Ve bizde okuyup ülkelerine dönüp okul açmışlar ve bizden

öğretmen almışlar ve çok güzel gelişmelere bizimde katkımız olmuş. Okul işi

daha da büyütülecekmiş. Anaokulu var lise var ilerde üniversite de olacakmış. Bu

belgesel içimi sızlattı ama en mutlu olduğum an yetim çocuklara yuva

kurmuşlar okul içinde ve onlara ilahi ve Türkçe şarkılar öğretmişler. Öyle

şirinlerdi ki hepsi birer kahve tanesi gibiydiler.hepsinin öndeki dişleri

yoktu ama çocuk coşkusuyla söyledikleri çok güzeldi doğrusu. Kapanış

böyleydi içime su serpildi.neden? Çünkü belki o çocuklar iyi yetişirse

ülkelerinin kurtulmasında ,gelişmesinde katkıları olacaktı. Bir insan

beklide her şeydir değil mi? Sahip olduklarımızdan dolayı Rabbimize şükür etmeliyiz bence.İyi ki bu ülkedeyiz ve bu milletteniz diyorum. Sevgi ile.

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

2 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: mailale | Tarih: 2007-05-31 22:50:55
    Konu: yükselen sessizliğe dair..
    Öncelikle duyarlılığınız için teşekkürler..
    Ve şükür elbette..
    Kötüye giden birçok şeye rağmen bir ışık var hala..O insanlara ulaşmak,yardımcı olmak adına uğraşanlar..Ve onların bu uğraşılarından haberdar olabilen bizler..
    Elimizden gelenler dışında en büyük gücümüzle kulak vermeliyiz bu çağrılara..
    Dua dua dua..
    Dua o minicik kahve tanelerine..

    Bağlantı »

  2. Yazan: mozkazanc | Tarih: 2007-05-24 12:42:13
    Konu: bencede...
    çok kültürlü bi junior olcak seninki :)

    Bağlantı »

« Önceki :: Sonraki »